Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Yalnızlık yazgıda dövmedir… Ne yapsan çıkaramazsın.. çoğul yaşar, tekil yaşlanırsın.. yalnız kalmazsın. senin için ölecekler vardır ama, can çekişirken bir yazgındaki dövme kalır eceline seyirci.. ve kalabalık bir yalnızlık özletir yalnız bir yalnızlığı… çok özneli, hiç yüklemli bir tümce gibi kalakalırsın.. hiçbir dilbilgisi kifayet etmez seni tamlamaya..
Yalnızlık yazgıda dövmedir… Ne zaman ağlayacak olsan, kapanır emrine amade göller.. içinde kendini boğacağın okyanuslara dönüşür üç beş damla yaş.. silinse bir şefkatli sesle, kimse boğulmayacaktır oysa.. Boğulmasa, ağlamayacaktır.. ve ağlamasa boğulmayacak…
Yalnızlık yazgıda dövmedir… Ne zaman haykırmak istesen, parça tesirli bir sükut bırakır sessizlikten en korkan yanına.. her susuş, şamar şamar iner korkularına.. ağzı burnu kan içinde, dudağı patlamış bir teslim oluşla çökersin dizlerinin üstüne.. sağır odalarda bıraktığın umutların duymaz seni tutmaz ellerinden.. dizlerinin üstünde kalakalırsın…
Yalnızlık yazgıda dövmedir… Siner yüreğinin mahzenlerine.. Küf kokulu öyküler işler gergefine Söküp atamazsın.. öyle ki, özüne bile yaban kalır yalnızlığın.. teselli etmek için sarılmaya kalksan kendine, felçli bir isyanla düşer kolların.. buğulu bir bakış bırakırsın sırrını s-aklayan aynalara anlamışsındır artık kendine bile yar olamazsın…
Yalnızlık yazgıda dövmedir… Ne bir ses, ne bir ten, ne bir dokunuş Silemez yazgına nakış nakış işlenenleri ecel gibi beklersin önceleri bir neşteri kazısın, söküp alsın istersin sustursun bu tek sesli koroyu kuytularda yankılanmasın istersin suskuların cılız bir haykırıyla tutunursun yazgına uzanana bir bakarsın, avuçlarında sımsıkı tuttuğun yalnızlığın kaçarken kendinden, sana çıkar çıkmazların.. Sen yazgına, yazgın yalnızlığa yar…
Bir kez daha anlarsın.. Yalnızlık yazgıda dövmedir! Söküp atamazsın…
Hasret bir aşılmaz duvar mı Kimi anasına hasret kimi çocuğuna Hasret yağmur gibi yağar mı Kimi sıcağına hasret kimi soğuğuna Hasret bir ömre sığar mı Kimi çiçeğine hasret kimi böceğine Hasret, hasret, hasret Hasretler içinde öleceğine Git sevgini kanatlandır geleceğine